Bu nedir kardeşim

Bu nedir kardeşim yani insanları biraz rahat bırakmak gerekiyor üzerime fazla geliyorlar bazen sıkıntı stres basıyor yani. Biraz sakin sakin düşünüp güzel müzikler ve kitaplar okurken buluyorum sonra kendimi. İş bilgisayarımdan Lol’u sildim tamamen işlerime odaklandım. Bundan sonra work work work.

Galaksinin Koruyucuları İzledim :)

Galaksinin Koruyucuları, yönetmenliğini James Gunn’ın üstlendiği Amerikan yapımı 2014 vizyon çıkışlı aksiyon ve macera alanında gösterime girmiş sinema filmidir.
Galaksinin Koruyucuları filminde, küçük yaşlarda uzaylılar tarafından dünyadan kaçırılan bir çocuğun hikayesi bilim kurgu objeleri ve aksiyon katılarak izleyicilere sunuluyor. Filmin başrollerinde Chris Pratt, Zoe Saldana, Dave Bautista gibi önemli aktörler yer alıyor.


Küçük kahramanımız Peter Quill, kendisine star-lord lakabını uygun görmüştür. Star Lord, özel güçleri olan küreyi çaldığında olaylar cereyan eder. Kürenin işlevini bilmeyen Star Lord’un başı filmde kötü adam olan Ronan ile belaya girer. Ronan’ın hedefinde özel güçleri olan küreye sahip olmak vardır. Küre sayesinde kendisine güç edinecek olan Ronan, böylece tüm evreni kendi himayesine almayı hedefler.
Star Lord, Ronan’ın peşine düşmesinin ardından kurtulma çabaları ile uğraşırken, birbirinden apayrı hareket eden bir grubun içerisinde kendisini bulur. Star Lord’un içerisine girdiği grupta, Roket, Groot, Gamora ve Yokedici Drax yer almaktadır. Bu karakterlerin her birinin kendisine ayı özel güçleri vardır.


Bu beşlinin bir araya gelmesi ile birlikte Galaksinin Koruyucuları tamamlanmış olur. Galaksinin Koruyucularının amacı evrenin peşine düştüğü özel güçleri olan kürenin kötü adamlarının eline geçmesini engellemektir. Kürenin peşine düşen adamlar arasında Ronan’ı durdurmak Galaksinin Koruyucularının ana hedeflerinden biridir.

 


Marvel tarafından beyaz perdeye taşınan Galaksinin Koruyucuları kısa sürede büyük ilgi odağı haline gelmeyi başardı. Galaksinin Koruyucuları, Marvel tarafından Star Wars’a rakip olması amacıyla yayına sürülmüştür.

Çokça Kahve Bolca Çalışma

Selamlar! Nasılsınız ? İyisinizdir iyi hadi hadi :D. Şimdi bana iyi gibiyim demeyin. Çünkü iyi olmak için bir çok sebep varken neden kötü olasınız ki ? Hala bir şeyleri başarmak için vaktiniz var. Hala kazanabilirsiniz. Hem kim kaybetmeden hep kazanmış ki ? Silkelen ve kendine gel bakayım hemen.

Kahveyi çok seviyorum. Hatta bayağı bi içecek kadar. Çalışırken muhteşem gidiyor. Birde ufak bir müzik açıyorum arkadan. Sonraa yükselsin siteler ahahha ☺. Yazı yazmayı özlemişim vallahi. İnsanı bir rahatlatıyor bir zevk aldırıyor deli bir şey. Youtube de barış özcan var bilirsiniz. Youtube elçisi olarak seçilmişti. Dün onun videosunu izleyince yeniden içimde bir şeyler uyandı yazı yazmak için. Çünkü yazmak bir nebze kendini yeniden ifade etmek demek. Sizde kendinizi yeniden ifade edebilirsiniz. Bir kahve daha alayım geliyorum bir saniye ☺  Heh geldim.

2017 yılı bizim yılımız olacak. Clicksu’s Dijital’in yani ☺. Bir çok yenilik ve sektörü domine edecek harika şeyler üzerinde çalışıyoruz. Bu çalıştığımız şeyler Türkiye’deki SEO sektörünü ciddi manada değiştirecek ve bambaşka bir noktaya getirecek. O yüzden bolca kahve ve bolca çalışma gerekecek ☺.

Neyse ben kaçtım şimdilik iyi bakın kendinize.

Kazanmak istiyorsun ama vazgeçiyorsun

Başarı istiyorsun , değer görmek istiyorsun ama çalışmıyorsun! Kocaman bir sıfırsın sen kocaman bir SIFIR! Eğer mücadele etmeyeceksen, eğer kaybetmeyi kabullendiysen neden hala kazanmak gibi bir hayalin var ? Neden NEDEN?

Eğer Kazanmak istiyorsan düşeceksin. Hemde çok fena düşeceksin. Sabredeceksin, azar işiteceksin bazen kuru ekmeye talip olacaksın. Ama hiç bir zaman pes etmeyeceksin. Pes ettiğin gün kaybettin demektir. Bir düşün tüm süper kahramanlar bile bir çok aşamadan geçtiler. Kaybettiler, itildiler ezildiler. Fakat yılmadılar. Sevdiler , red edildiler. Hatta hatta sevdiklerine ulaşmadılar. Onlardan önce ulaşmışlardı çünkü başkaları. Ama sabrettiler çalıştılar hemde çok çalıştılar. Sen ki kendine hiç soruyor musun yatmadan önce “Bugün kendime yararlı ne yaptım ?” Neleri başardım ? Nelerin üstesinden geldim ? Nelere göğüs gerdim! Sormuyorsun değil mi ? O zaman sormaya başla bir an önce. Herkes toprak olacak ama sen EFSANE olabilirsin. Seneler boyunca adın hatırlanabilir. Bunun için alanında en iyisi olacaksın. Pes etmeyeceksin. Gerekirse uyumayacaksın. Gerekirse aç kalacaksın. Ama pes etmeyeceksin. Pes etmek sana göre veyahut başarıya aç insanlara göre bir şey değil! Bunu o beynine sok. Sokmalısın o beynine anlıyor musun ?

Kendimi en çok Mr.Robot’taki baş role benzetiyorum aslına bazen. Eminim bir çok kişi kendine idol almış hatta ve hatta benim gibi kendini ona benzetmiştir. Ben aslında öyle birisi değilim yada olabilir miyim ki ? Bunu şuanda bilemiyorum. Belki biraz kahve tüm sorunlarımı çözebilir. Belki fazlası hayatımı değiştirebilir..

Burada yazarken hiç bir kaygı gütmeden rahat rahat kendim için yazıyorum aslında bakarsanız. Hiç bir etki veya baskı altında kalmamak içimdeki bazı şeyleri buraya tabir yerindeyse “kusmak” istiyorum. Bir çok insan da bu fikri destekliyor kendilerine göre. Ama bilmiyorum yazmak zor bir şey değil eğer bilgi sahibiyseniz yazdığınız alanda. En çok yoran şey ise başkalarına kendinizi anlatmanız. Nasıl anlatabilirsiniz ki ?

Bunu yazarken aklıma nedense bir anda Iron Man geldi. Tony Stark.. Ahh Tony. Zengin , Milyoner , Hayır sever. Sorumsuz ama sorumluluk alması gerektiği anda en fazla sorumluluğu alan tek kişi.

Garip bir şekilde yüzümde gülümseme oldu Iron man dinlerken ☺. Her neyse hoşça kalın!

Yoğun geçen 3 Aylık dönem

Selamlar! belki kimse takip etmiyor ama yinede takip eden yada göz gezdiren varsa selamlar sana güzel insan ☺.  Son 3 aydır acayip bir yoğunluk var. Hem ruhsal hemde iş yönünden :D.

 

Biraz fazla tanınmaya başlayınca ufak ufak SEO üzerine işler de artmaya başladı tabi ki. Özellikle 2-3 sabit iş olması ve yıllık anlaşmalar olması kafamı çok rahatlattı. Hani ufak ufak toparlandık gidiyoruz derler ya bende o şekildeyim şuanda. Neyse başka zamana daha uzun ve ayrıntılı şeyler yazarım :D. Birde Ukrayna’ya gideyim hele bi o zaman görün siz blogu :P.

Ukrayna’da okumaya gidiyorum

Selamlar. Uzun süre olmuş bloga yazmayalı. Gerçi o kadar iş arasından nasıl yazacağız ki kardeşim değil mi ? Yazıyoruz işte arada sırada bir şeyler. İnsan oğlu bildiğiniz gibi bazen kendini ifade etmek istiyor. Yazmak istiyor okunsun ve taktir görülsün istiyor. Maalesef Kıbrıs işi çok fazla sürmedi yazılımcılar Türkiye’den gelemediği için. Haliyle bende oradan ayrılmak zorunda kaldım. Şimdi ise Ukrayna’da okumaya gideceğim inşallah kasım ayında :). Bakalım bizi neler bekliyor olacak. Hepsini bloguma yazmak istiyorum vakit bulabilirsem tabii.

Sonunda çalışmaya başladım Kıbrıs ☺

Selamlar. Bilmiyorum ki takip edenler var mı blogumu. Aslında ben bile çok çok uzun giremiyorum bloguma yada bloglarıma diyelim. Kıbrıs’ta bugün ikinci günüm. Öncelikle önemli not eğer yurt dışı hattınız yoksa acilen alın yoksa aylık 3-4 bin TL fatura ile karşılaşabilirsiniz ☺.

Kıbrıs hatları 25-30 TL bir şey bakkalda bile satılıyormuş hatlar bu bana çok ilginç geldi :D.

Yarın inşallah kendime bir hat alacağım ayrıca. Çok çok güzel işler yapacağız inşallah http://www.tugayinvest.com‘da Dijital Pazarlama Uzmanı olarak başladım ayrıca. Güzel haberler çok çok yakında diyelim. Ev ayarladılar bana ve harika bir ev ortamı ev arkadaşı gerçekten geldiğime çok sevindim buraya☺.

Haydi sağlıcakla kalın.

Kıbrısta yeni bir hayat beni bekliyor..

Evet uzun süredir bu anı bekliyorum (yaklaşık 2 aycık). Tam 1 hafta sonrasında yeni hayatıma geçiş yapacağım. Belki zor bir gün olacak belki daha kolay gelecek şuan ki hayatımdan orasını bilemem ama şunu biliyorum ki daha ileriye gideceğim daha ileri! hiç durmadan daha ileriye gitmek istiyorum. Belki hayatımı yeniden kurabilirim aslında. Geri döndüğümde eğer ki dönersem şayet daha bilgili ve hayatını kazanan birisi olarak dönmek istiyorum. Bilmiyorum hayat bana neler gösterecek, bildiğim tek şey ise ne olursa olsun pes etmeden yoluma devam edeceğimdir.

 

Saygılar ve sevgiler..

Geldik gidiyoruz öyle işte.

Bazen insanlar hayatı sorguluyor. Neden buradayım neden buradayım kimim lan ben ? tarzı şekillerde. Aslında biz kimiz bunu bilmiyoruz. Belkide hayattaki amacımız öncelikle kim olduğumuzu bulmaktır. Yani bir şekilde kendimizi bulabilirsek daha mutlu oluruz la hem. Olmaz mı ki ? Accık mutlu olsak yani ucundan falan ? Yok mu peki tamam..

Ramazan bitse de doya doya yemek yesek diyorum ☺. Tabii ramazan bir yandan da iyi oluyor geceleri çalışıp gündüzleri uyuyabiliyorum bu şekilde. Tabi şu aralar çok iyi gitmiyor işler. Ama ne yapalım direnmeye devam edeceğiz. Elbet işlerin düzeleceği zamanlarda olacaktır. İşte o zamanları kolluyorum kısacası. Her gün başka bir sıkıntı ve stres oluyor ama bazende güzel şeyler olmuyor değil yani. Ne bileyim yeni bir müşteri edindim adam on numara bir insan ve sitesine virüs bulaşmıştı. Ücretsiz temizledim destek verdim daha hiç anlaşmamıştık tabii o zaman kendinizi şimdi onun yerine koyun biraz yani. O kadar emek verdiği web sitesi 1-2 insan yüzünden mahvoluyor ve bilmediği için hiç müdahale edemiyor haliyle. Bense bu konuda bir çok web sitesini kurtardığım için bu sıkıntıdan bilgi sahibiydim haliyle. Hemen virüsü temizledim ve kolayca hallettim. Bu yaptığım işlem için başka yerlerde 250-300 tl alıyorlarmış ya la. Benim için 10 dakikalık işti vallaha.

 

Tabi böyle bir şeyi görünce çok mutlu oluyorsunuz. Sonuçta bunu siz yaptınız. Yani siz başardınız. Bir başkası değil siz uğraştınız çabaladınız ve başardınız. Daha iyi şeylere adım atarım inşallah diyelim. Spamdan çıkartmak beni çok mutlu etti ama. En azından kendimi bir şeyleri başarıyor yada başarmaya başlayınca daha iyi hissediyorum. Seviyorum ya şu SEO ile uğraşmayı.

Hadi sağlıcakla kalın!

Bilge profesör ve bazı sıkıntılar

Profesör elinde içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı
Herkesin göreceği bir şekilde tutuyordu ve ardından sordu :
“Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?”
‘50gm!’ … ‘100gm!’ …’125gm’ diye öğrenciler yanıtladı.
“Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem,” dedi profösör,
“Ama, benim sorum şu ki “Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?”
‘Hiçbir şey’ …..diye yanıtladı öğrenciler.
“Tamam peki, 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu?” diye sordu profesör bu kez…
“Kolunuz ağrımaya başlardı efendim” diye öğrencilerden biri yanıtladı
“Haklısınız, peki şimdi ben 1 gün boyunca tutsam ne olurdu?”
“Kolunuz iyice ağrır, kas spazmı, batar vs gibi sorunlar yaşardınız ve hastaneye gitmek zorunda kalırdınız!”
Tüm öğrenciler çeşitli yorumlar yaptı ve gülüştüler.
“Çok iyi. Peki tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme olur muydu?” diye sordu profesör.
“Hayır….” diye yanıtladı herkes
“Peki o zaman kolun ağrımasına ve kas spazmına neden olan neydi?”
Öğrenciler bulmaca çözermişçesine düşünmeye başladılar.
“Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?“diye tekrar profesör sordu.
“Bardağı bırakın düşsün!” diye öğrencilerden biri yanıt verdi.
“Kesinlikle!” dedi, profesör. “Hayatın problemleri de böyle bir şeydir. Onları kafanda birkaç dakika tutarsın. Bir sorun yokmuş gibi görünür. Uzun bir süre düşünürsün. Başınız ağrımaya başlar.
Daha uzun düşünün. Artık seni bitirmeye ve hiçbir şey yapamamana neden olur.
Hayatınızdaki mücadeleleri ve problemleri düşünmek önemlidir,
Fakat DAHA ÖNEMLİSİ onları her günün sonunda, uyumadan önce yere bırakmaktır (bardak gibi). Bu şekilde strese girmez, ve her gün taze bir beyin ile uyanır ve her konuyla ve yolunuza çıkan her mücadele ile başa çıkabilecek güçte olursunuz!
Bu yüzden bugün ofisten ayrıldığınızda, Sevdiklerinize şunu hatırlatın :
‘Bardağı yere bırakın bugün!’ Umarın yardımcı olabilmişimdir.